8
Enfâl
Enfâl
75 ayet
Sure profili · 9. cüz · Medine
Enfâl
Al-Anfal · Enfâl
Enfâl suresi (Al-Anfal). Medine döneminde inmiştir; 75 ayettir. Mushaf yolunda 8. sure olarak okunur.
75 ayet · Latin okunuş + Türkçe meal
Ayetler
Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.
Enfâl · 1. ayet
Yes’eluneke anil enfal kulil enfalu lillahi ver rasul fettekullahe ve aslihu zate beynikum ve etıy’ullahe ve rasulehu in kuntum mu’minın
Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah'ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah'tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
Enfâl · 2. ayet
Innemel mu’minunellezıne iza zukirallahu vecilet kulubuhum ve iza tuliyet aleyhim ayatuhu zadethum ımanev ve ala rabbihim yetevekkelun
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.
Enfâl · 3. ayet
Ellezıne yukıymunes salate ve mimma razaknahum yunfikun
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.
Enfâl · 4. ayet
Ulaike humul mu’minine hakka lehum deracatun ınde rabbihim ve magfiratuv ve rizkun kerım
İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Enfâl · 5. ayet
Kema ahraceke rabbuke mim beytike bil hakkı ve inne ferıkam minel mu’minıne le karihun
Nitekim, Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı, oysa müslümanların bir takımı bundan hoşlanmamıştı.
Enfâl · 6. ayet
Yucadiluneke fil hakkı ba’de ma tebeyyene keennema yusakune ilel mevti ve hum yenzurun
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.
Enfâl · 7. ayet
Ve iz yeıdukumullahu ıhdet taifeteyni enneha lekum ve teveddune enne gayra zatis sevketi tekunu lekum ve yurıdullahu ey yuhıkkal hakka bi kelimatihı ve yaktaa dabiral kafirın
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.
Enfâl · 8. ayet
Li yuhıkkal hakka ve yubtılel batıle ve lev kerihel mucrimun
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.
Enfâl · 9. ayet
Iz testegıysune rabbekum festecabe lekum ennı mumiddukum bi elfim minel melaiketi murdifın
Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, "Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim" diye cevap vermişti.
Enfâl · 10. ayet
Ve ma cealehullahu illa busra ve li tatmeinne bihı kulubukum ve men nasru illa min ındillah innellahe azızun hakım
Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah güçlüdür, hakimdir.
Enfâl · 11. ayet
Iz yugassikumun nuase emenetem minhu ve yunessilu aleykum mines semai mael li yutahhirakum bihı ve yuzhibe ankum riczes seytani ve li yerbita ala kulubikum ve yusebbite bihil akdam
Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.
Enfâl · 12. ayet
Iz yuhıy rabbuke ilel melaiketi ennı meakum fe sebbitullezıne amenu seulkıy fı kulubillezıne keferur ru’be fadribu fevkal a’nakı vadribu minhum kulle benan
Rabbin meleklere, "Ben sizinleyim, inananları destekleyin" diye vahyetti. "Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına" dedi.
Enfâl · 13. ayet
Zalike bi ennehum sakkullahe ve rasuleh ve mey yusakıkıllahe ve rasulehu fe innellahe sedıdul ıkab
Bu, onların Allah'a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah'a ve peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.
Enfâl · 14. ayet
Zalikum fe zukuhu ve enne lil kafirıne azaben nar
İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.
Enfâl · 15. ayet
Ya eyyuhellezıne amenu iza lekıytumullezıne keferu zahfen fe la tuvelluhumul edbar
Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.
Enfâl · 16. ayet
Ve mey yuvellihim yevmeizin duburahu illa muteharrifel li kıtalin ev mutehayyizen ila fietin fe kad bae bi gadabim minellahi ve me’vahu cehennem ve bi’sel mesıyr
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah'dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür.
Enfâl · 17. ayet
Fe lem taktuluhum ve lakinnellahe katelehum ve ma rameyte iz rameyte ve lakinnellahe rama ve li yubliyel mu’minıne minhu belaen hasena innellahe semıun alım
Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.
Enfâl · 18. ayet
Zalikum ve ennellahe muhinu keydil kafirın
İşte bu, Allah'ın inkarcıların düzenini zayıflatıp yok etmesidir.
Enfâl · 19. ayet
In testeftihu fekad caekumul feth ve in tentehu fe huve hayrul lekum ve in teudu neud ve len tugniye ankum fietukum sey’ev ve lev kesurat ve ennellahe meal mu’minın
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.
Enfâl · 20. ayet
Ya eyyuhellezıne amenu etıy’ullahe ve rasulehu vela tevellev anhu ve entum tesmeun
Ey inananlar! Allah'a ve Peygamberine itaat edin, Kuran'ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde "dinledik" diyenler gibi olmayın.
Enfâl · 21. ayet
Ve la tekunu kellezıne kalu semı’na ve hum la yesmeun
Ey inananlar! Allah'a ve Peygamberine itaat edin, Kuran'ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde "dinledik" diyenler gibi olmayın.
Enfâl · 22. ayet
Inne serrad devabbi ındellahis summul bukmullezıne la ya’kılun
Allah katında, yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği akletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.
Enfâl · 23. ayet
Ve lev alimellahu fıhim hayral le esmeahum ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu’ridun
Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.
Enfâl · 24. ayet
Ya eyyuhellezıne amenustecıbu lillahi v lir rasuli iza deakum lima yuhyıkum va’lemu ennellahe yehulu beynel mer’i ve kalbihı ve ennehu ileyhi tuhserun
Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin.
Enfâl · 25. ayet
Vetteku fitnetel la tusıybennellezıne zalemu minkum hassah va’lemu ennellahe sedıdul ıkab
Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.
Enfâl · 26. ayet
Veskuru iz entum kalılum musted’afune fil erdı tehafune ey yetehattafekumun nasu fe avakum ve eyyedekum bi nasrihı ve razekakum minet tayyibati leallekum teskurun
Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.
Enfâl · 27. ayet
Ya eyyuhellezıne amenu la tehunullahe ver rasule ve tehunu emanatikum ve entum ta’lemun
Ey inananlar! Allah'a ve Peygambere karşı hainlik etmeyin, size güvenilen şeylere bile bile hıyanet etmiş olursunuz.
Enfâl · 28. ayet
Va’lemu ennema emvalukum ve evladukum fitnetuv ve ennellahe ındehu ecrun azıym
Mallarınızın ve çocuklarınızın, aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin.
Enfâl · 29. ayet
Ya eyyuhellezıne amenu in tettekullahe yec’al lekum furkanev ve yukeffir ankum seyyiatikum ve yagfir lekum vallahu zul fadlil azıym
Ey inananlar! Allah'tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.
Enfâl · 30. ayet
Ve iz yemkuru bikellezıne keferu li yusbituke ev yaktuluke ev yuhricuk ve yemkurune ve yemkurullah vallahu hayrul makirın
İnkar edenler, seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu. Allah düzen yapanların en iyisidir.
Enfâl · 31. ayet
Ve iza tutla alehim ayatuna kalu kad semı’na lev nesau le kulna misle haza in haza illa esatıyrul evvelın
Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, "İşittik, işittik! İstesek biz de aynını söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır" derlerdi.
Enfâl · 32. ayet
Ve iz kalullahumme in kane haza huvel hakka min ındike fe emtır aleyna hıcaratem mines semai evi’tina bi azabin elım
Allah'ımız! Eğer bu Kitap, gerçekten Senin katından ise bize gökten taş yağdır veya can yakıcı bir azab ver" demişlerdi.
Enfâl · 33. ayet
Ve ma kanellahu li yuazzibehum ve ente fıhim ve ma kanellahu muazzibehum ve hum yestagfirun
Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir.
Enfâl · 34. ayet
Ve ma lehum ella yuazzibehumullahu ve hum yesuddune anil mescidil harami ve ma kanu evliyaeh in evliyauhu illel muttekune ve lakinne ekserahum la ya’lemun
Yoksa Mescidi Haram'a girmekten menederlerken Allah onlara niçin azab etmesin? Hem de O'nun dostu değiller; O'nun dostları ancak karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat çoğu bunu bilmiyorlar.
Enfâl · 35. ayet
Ve ma kane salatuhum ındel beyti illa mukaev ve tasdiyeh fe zukul azabe bi ma kuntum tekfurun
Kabe'deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.
Enfâl · 36. ayet
Innellezıne keferu yunfikune emvalehum li yesuddu an sebılillah fe seyunfikuneha summe tekunu aleyhim hasraten summe yuglebun vellezıne keferu ila cehenneme yuhserun
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.
Enfâl · 37. ayet
Li yemizellahul habise minet tayyibi ve yec’alel habıse ba’dahu ala ba’dın fe yerkumehu cemıan fe yec’alehu fı cehennem ulaike humul hasirun
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.
Enfâl · 38. ayet
Kul lillezıne keferu iy yentehu yugfer lehum ma kad selef ve iy yeudu fe kad medat sunnetul evvelın
İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle.
Enfâl · 39. ayet
Ve katiluhum hatta la tekune fitnetuv ve yekuned dınu kulluhu lillah fe inintehev fe innellahe bi ma ya’melune besıyr
Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.
Enfâl · 40. ayet
Ve in tevellev fa’lemu ennellahe mevlakum nı’mel mevla ve nı’men nesıyr
Eğer yüz çevirirlerse Allah'ın sizin dostunuz olduğunu bilin; O ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır.
Enfâl · 41. ayet
Va’lemu ennema ganimtum min sey’in fe enne lillahi humusehu ve lir rasuli ve lizil kurba vel yetama vel mesakıni vebnis sebıli in kuntum amentum billahi ve ma enzelna ala abdina yevmel furkani yevmel tekal cem’an vallahu ala kulli sey’in kadır
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir.
Enfâl · 42. ayet
Iz entum bil udvetid dunya ve hum bil udvetil kusva ver rakbu esfele minkum ve lev tevaadtum lahteleftum fil mıadi ve lakil li yakdıyellahu emran kane mef’ulel li yehlike men heleke am beyyinetiv ve yahya men hayye am beyyineh ve innellahe le semıun alım
Siz vadiye en yakın ve onlar da en uzak yamaçta idiler; kervanın süvarileri sizden daha aşağıdaydı. Savaş için buluşmak üzere sözleşmeye kalksaydınız, vaktini tayinde anlaşmazlığa düşerdiniz; fakat Allah mahvolan, apaçık belgeden ötürü mahvolsun, yaşayan da apaçık belgeden ötürü yaşasın diye olacak işi yaptı. Doğrusu Allah işitir ve bilir.
Enfâl · 43. ayet
Iz yurıkehumullahu fı menamike kalıla ve lev erakehum kesıral le fesiltum ve le tenaza’tum fil emri ve lainnellahe sellem innehu alımum bi zatis sudur
Allah onları uykunda sana az gösteriyordu. Çok göstermiş olsaydı, yılacak ve bu hususta çekişmeye başlıyacaktınız, fakat Allah sizi kurtardı; çünkü O kalblerde olanı bilir.
Enfâl · 44. ayet
Ve iz yurıkumuhum izil tekaytum fı a’yunikum kalılev ve yukallilukum fı a’yunihim li yakdıyellahu emran kane mef’ula ve ilellahi turceul umur
Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah'a varır.
Enfâl · 45. ayet
Ya eyyuhellezıne amenu iza lekıytum fieten fesbutu veskurullahe kesıral leallekum tuflihun
Ey inananlar! Bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın; başarıya erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.
Enfâl · 46. ayet
Ve etıy’ullahe ve rasulehu ve la tenazeu fe tefselu ve tezhebe rıhukum vasbiru innellahe meas sabirın
Allah'a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir.
Enfâl · 47. ayet
Ve la tekunu kellezıne haracu min diyarihim betarav ve riaen nasi ve yesuddune an sebılillah vallahu bi ma ya’melune muhıyt
Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayın. Allah onların işlediklerini her yönüyle bilendir.
Enfâl · 48. ayet
Ve iz zeyyene lehumus seytanu a’malehum ve kale la galibe lekumul yevme minen nasi ve innı carul lekum felemma teraetil fietani nekesa ala akıbeyhi ve kale innı berıum minkum innı era ma la teravne innı ehafullah vallahu sedıdul ıkab
Şeytan onlara işlediklerini güzel gösterdi ve "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; doğrusu ben de size yardımcıyım" dedi. İki ordu karşılaşınca da, geri dönüp, "Benim sizinle ilgim yok; doğrusu sizin görmediğinizi ben görüyorum ve şüphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir" dedi.
Enfâl · 49. ayet
Iz yekulul munafikune vellezıne fı kulubihim meradun garra haulai dınuhum ve mey yetevekkel alellahi fe innellahe azızun hakım
İkiyüzlüler ve kalblerinde hastalık bulunanlar "Müslümanları dinleri aldattı" diyorlardı; oysa, kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
Enfâl · 50. ayet
Ve lev tera iz yeteveffellezıne keferul melaiketu yadribune vucuhehum ve edbarahum ve zuku azabel harıyk
Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Enfâl · 51. ayet
Zalike bima kaddemet eydıkum ve ennellahe leysi bi zallamil lil abıd
Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Enfâl · 52. ayet
Kede’bi ali fir’avne vellezıne min kablihim keferu bi ayatillahi fe ehazehumullahu bi zunubihim innellahe kaviyyun sedıdul ıkab
Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Allah'ın ayetlerini yalanladılar da Allah onları günahlarından ötürü yoketti. Allah kuvvetlidir, cezalandırması şiddetlidir.
Enfâl · 53. ayet
Zalike bi ennellahe lem yeku mugayyiran nı’meten en’ameha ala kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim ve ennellahe semıun alım
Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah'ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah'ın işiten, bilen olmasındandır.
Enfâl · 54. ayet
Kede’bi ali fir’avne vellezıne min kablihim kezzebu bi ayati rabbihim fe ehleknahum bi zunubihim ve agrakna ale fir’avn ve kullun kanu zalimın
Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.
Enfâl · 55. ayet
Inne serrad devabbi ındellahillezıne keferu fehum la yu’minun
Allah katında yeryüzünde yaşayanların en kötüsü, inkar edenlerdir. Onlar artık inanmazlar.
Enfâl · 56. ayet
Ellezıne ahedte minhum summe yenkudune ahdehum fı kulli merrativ ve hum la yettekun
Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.
Enfâl · 57. ayet
Fe imma teskafennehum fil harbi fe serrid bihim men halfehum leallehum yezzekkerun
Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.
Enfâl · 58. ayet
Ve imma tehafenne min kavmin hıyaneten fembiz ileyhim ala seva’innellahe la yuhıbbul hainın
Eğer bir topluluğun anlaşmaya hıyanet etmesinden korkarsan, sen de onlara karşı anlaşmayı bozarak aynı şekilde davran. Doğrusu Allah hainleri sevmez.
Enfâl · 59. ayet
Ve la yahsebennellezıne keferu sebeku innehum la yu’cizun
İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.
Enfâl · 60. ayet
Ve eıddu lehum mesteta’tum min kuvvetiv ve mir ribatıl hayli turhibune bihı aduvvellahi ve aduvvekum ve aharıne min dunihim la ta’lemunehum allahu ya’lemuhum ve ma tunfiku min sey’in fı sebılillahi yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun
Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.
Enfâl · 61. ayet
Ve in cenehu lis selmi fecnah leha ve tevekkel alellah innehu huves semıul alım
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.
Enfâl · 62. ayet
Ve iy yurıdu ey yahdeuke fe inne hasbekellah huvellezı eyyedeke bi nasrihı ve bil mu’minın
Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü'dür, Hakim'dir.
Enfâl · 63. ayet
Ve ellefe beyne kulubihim lev enfakte ma fil erdı cemıam ma ellefte beyne kulubihim ve lakinnellahe ellefe beynehum innehu azızun hakım
Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü'dür, Hakim'dir.
Enfâl · 64. ayet
Ya eyyuhen nebiyyu hasbukellahu ve menittebeake minel mu’minın
Allah'ın yardımı sana ve sana uyan müminlere yeter.
Enfâl · 65. ayet
Ya eyyuhen nebiyyu harridıl mu’minıne alel kıtal iy yekum minkum isrune sabirune yaglibu mieteyn ve iy yekum minkum mietuy yaglibu elfem minellezıne keferu bi ennehum kavmul la yefkahun
Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Enfâl · 66. ayet
El ane haffefellahu ankum ve alime enne fıkum da’fa fe iy yekum minkum mietun sabiratuy yaglibu mieteyn ve iy yekum minkum elfuy yaglibu elfeyni bi iznillah vallahu meas sabirın
Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Enfâl · 67. ayet
Ma kane li nebiyyin ey yekune lehu esra hatta yushıne fil ard turıdune aradad dunya vallahu yurıdul ahırah vallahu azızun hakım
Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yaraşmaz. Geçici dünya malını istiyorsunuz, oysa Allah ahireti kazanmanızı ister. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.
Enfâl · 68. ayet
Lev la kitabum minellahi sebeka lemessekum fıma ehaztum azabun azıym
Daha önceden Allah'tan verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldıklarınızdan ötürü size büyük bir azab erişirdi.
Enfâl · 69. ayet
Fe kulu mimma ganimtum halalen teyyibev vettekullah innellahe gafurur rahıym
Elde ettiğiniz ganimetleri temiz ve helal olarak yiyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.
Enfâl · 70. ayet
Ya eyyuhen nebiyyu kul limen fı eydıkum minel esra iy ya’lemillahu fı kulubikum hayray yu’tikum hayram mimma uhıze minkum ve yagfir lekum vallahu gafurur rahıym
Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de.
Enfâl · 71. ayet
Ve iy yurıdu hıyaneteke fe kad hanullahe min kablu fe emkene minhum vallahu alımun hakım
Esirler sana hıyanet etmek isterlerse, bilsinler ki esasen daha önce de Allah'a hıyanet etmişlerdi, Allah bundan ötürü onları yenmen için sana imkan verdi. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.
Enfâl · 72. ayet
Innelezıne amenu ve haceru ve cahedu bi emvalihim ve enfusihim fı sebılillahi vellezıne avev ve nesaru ulaike ba’duhum evliyau ba’d vellezıne amenu ve lem yuhaciru ma lekum miv velayetihim min sey’in hatta yuhaciru ve inistensarukum fid dıni fe aleykumun nasru illa ala kavmim beynekum ve beynehum mısak vallahu bi ma ta’melune besıyr
Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirinin dostudurlar. İnanıp hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür.
Enfâl · 73. ayet
Vellezıne keferu ba’duhum evliyau ba’d illa tef’aluhu tekun fitnetun fel erdı ve fesadun kebır
İnkar edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.
Enfâl · 74. ayet
Vellezıne amenu ve haceru ve cahedu fı sebilillahi vellezıne avev ve nesaru ulaike humul mu’minune hakka lehum magfiratuv ve rizkun kerım
İnanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Enfâl · 75. ayet
Vellezıne amenu mim ba’du ve haceru ve cahedu meakum fe ulaike minkum ve ulul erhami ba’duhum evla bi ba’dın fı kitabillah innellahe bi kulli sey’in alım
Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir. Birbirinin mirasçısı olan akraba, Allah'ın Kitap'ına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir.