Kulkula

50

Kâf

Kâf

45 ayet

Sure profili · 26. cüz · Mekke

50

Kâf

Qaf · Kâf

Kâf suresi (Qaf). Mekke döneminde inmiştir; 45 ayettir. Mushaf yolunda 50. sure olarak okunur.

Mekke45 ayetMeal

45 ayet · Latin okunuş + Türkçe meal

Ayetler

Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.

Kâf · 1. ayet

Kaf vel kur’anil mecid

Kaf. Şanlı Kuran'a and olsun.

Kâf · 2. ayet

Bel acibu en caehum munzirum minhum fe kalel kafirune haza sey’un acib

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kâf · 3. ayet

E iza mitna ve kunna turaba zalike rac’um beıyd

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kâf · 4. ayet

Kad alimna ma tenkusul erdu minhum ve ındena kitabun hafıyz

Onlardan kimlerin ölüp toprağa karıştığını biliyoruz. Katımızda her şeyi unutulmaktan koruyan bir kitap vardır.

Kâf · 5. ayet

Bel kezzebu bil hakkı lemma caehum fe hum fi emrim meric

Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.

Kâf · 6. ayet

E fe lem yenzuru iles semai fevkahum keyfe beneynaha ve zeyyennaha ve ma leha min furuc

Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.

Kâf · 7. ayet

Vel erda medednaha ve elkayna fiha ravasiye ve embetna fiha min kulli zevcim behic

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kâf · 8. ayet

Tebsıratev ve zikra li kulli abdim munib

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kâf · 9. ayet

Ve nezzelna mines semai maem mubaraken fe embetna bihi cennativ ve habbel hasıyd

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf · 10. ayet

Ven nahle basikatil leha tal’un nedıyd

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf · 11. ayet

Rizkal lil ıbadi ve ahyeyna bihi beldetem meyta kezalikel huruc

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf · 12. ayet

Kezzebet kablehum kavmu nuhıv ve ashabur rassi ve semud

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf · 13. ayet

Ve aduv ve fir’avnu ve ıhvanu lut

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf · 14. ayet

Ve ashahub eyketi ve kavmu tubba kulun kezzeber rusule fe hakka veıyd

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf · 15. ayet

E fe ayına bil halkıl evvel bel hum fi lebsim min halkın cedid

Biz ilk yaratışta yorulduk mu? Hayır; onlar yeniden yaratılmaktan şüphe etmektedirler.

Kâf · 16. ayet

Ve le kad halaknel insane ve na’lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh ve nahnu akrabu ileyhi min hablil verid

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.

Kâf · 17. ayet

Iz yetelekkal mutelekkıyani anil yemini ve anis simali kaıyd

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kâf · 18. ayet

Ma yelfizu min kavlin illa ledeyhi rakıybun atid

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kâf · 19. ayet

Ve caet sekratul mevti bil hakk zalike ma kunte minhu tehıyd

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.

Kâf · 20. ayet

Ve nufiha fis sur zalike yevmul veıyd

Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.

Kâf · 21. ayet

Ve caet kullu nefsim meaha saikuv ve sehid

Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.

Kâf · 22. ayet

Le kad kunte fi gafletim min haza fe kesefna anke gıtaeke fe besarukel yevme hadid

Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.

Kâf · 23. ayet

Ve kale karinuhu haza ma ledeyye atid

Yanındaki melek: "İşte bu yanımdaki hazırdır" der.

Kâf · 24. ayet

Elkıya gı cehenneme kulle keffarin anid

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf · 25. ayet

Mennaıl lil hayri mu’teim murib

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf · 26. ayet

Ellezi ceale meallahi ilahen ahar fe elkiyahu fil azabis sedid

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf · 27. ayet

Kale karinuhu rabbena ma atgaytuhu ve lakin kane fi dalalim beıyd

Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.

Kâf · 28. ayet

Kale la tahtesımu ledeyye ve kad kaddemtu ileykum bil veıyd

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kâf · 29. ayet

Ma yubeddelul kavlu ledeyye ve ma enen bi zallamil lil abid

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kâf · 30. ayet

Yevme nekulu li cehenneme helimtele’ti ve tekulu hel mim mezid

O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der.

Kâf · 31. ayet

Ve uzlifetil cennetu lil muttekıyne gayra beıyd

Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir.

Kâf · 32. ayet

Haza ma tuadune li kulli evvabin hafıyz

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf · 33. ayet

Men hasiyer rahmane bil gaybi ve cae bi kalbim munib

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf · 34. ayet

Udhuluha bi selam zalike yevmul hulud

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf · 35. ayet

Lehum ma yesaune fiha ve ledeyna mezid

Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.

Kâf · 36. ayet

Ve kem ehlekna kablehum min karnin hum eseddu minhum batsen fe nekkabu fil bilad hel mim mehıys

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı.

Kâf · 37. ayet

Inne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem’a ve huve sehid

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.

Kâf · 38. ayet

Ve le kad halaknes semavati vel erda ve ma beynehuma fi sitteti eyyamiv ve ma messena mil lugub

And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.

Kâf · 39. ayet

Fasbr ala ma yekulune ve sebbıh bi hamdi rabbike kable tuluıs semsi ve kablel gurub

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.

Kâf · 40. ayet

Ve minel leyli fe sebbıhhu ve edbaras sucud

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

Kâf · 41. ayet

Vestemı’yevme yunadil munadi mim mekanin karib

Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

Kâf · 42. ayet

Yevme yesmeunes sayhate bil hakk zalike yevmul huruc

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.

Kâf · 43. ayet

Inna nahnu nuhyi ve numitu ve ileynel mesıyr

Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.

Kâf · 44. ayet

Yevme tesekkalul erdu anhum siraa zalike hasrun aleyna yesir

O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.

Kâf · 45. ayet

Nahnu a’lemu bi ma yekulune ve ma ente aleyhim bi cebbarin fe zekkir bil kur’ani mey yehafu veıyd

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.