19
Meryem
Meryem
98 ayet
Sure profili · 16. cüz · Mekke
Meryem
Maryam · Meryem
Meryem suresi (Maryam). Mekke döneminde inmiştir; 98 ayettir. Mushaf yolunda 19. sure olarak okunur.
98 ayet · Latin okunuş + Türkçe meal
Ayetler
Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.
Meryem · 1. ayet
Kef ha ya ayn sad
Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.
Meryem · 2. ayet
Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya
Bu, Rabbinin kulu Zekeriya'ya olan rahmetini anmadır.
Meryem · 3. ayet
Iz nada rabbehu nidaen hafiyya
O Rabbine içinden yalvarmıştı.
Meryem · 4. ayet
Kale rabbi innı vehenel azmu minnı vestealer ra’su seybev ve lem ekum bi duaike rabbi sekıyya
Şöyle demişti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Sana yalvarmakla şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım.
Meryem · 5. ayet
Ve innı hıftul mevaliye miv veraı ve kanetimraetı akıran feheb lı mil ledunke veliyya
Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki, bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim! Onun, rızanı kazanmasını da sağla.
Meryem · 6. ayet
Yerisuni ve yerisu min ali ya’kube vec’alhu rabbi radıyya
Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki, bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim! Onun, rızanı kazanmasını da sağla.
Meryem · 7. ayet
Ya zekeriyya inna nubessiruke bi gulaminismuhu yahya lem nec’al lehu min kablu semiyya
Allah: "Ey Zekeriya! Sana, Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiştik" buyurdu.
Meryem · 8. ayet
Kale rabbi enna yekunu lı gulamuv ve kanetimraeti akırav ve kad belagtu minel kiberi ıtiyya
Zekeriya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.
Meryem · 9. ayet
Kale kezalik kale rabbuke huve aleyye heyyinuv ve kad halaktuke min kablu ve lem teku sey’a
Allah: "Rabbin böyle buyurdu; Çünkü bu bana kolaydır, nitekim sen yokken daha önce seni yaratmıştım" dedi.
Meryem · 10. ayet
Kale rabbic’al lı ayeh kale ayetuke ella tukellimen nase selase leyalin seviyya
Zekeriya "Rabbim! Öyleyse bana bir alamet ver" dedi. Allah: "Senin alametin, sağlam ve sıhhatli olduğun halde üç gün üç gece insanlarla konuşamamandır" buyurdu.
Meryem · 11. ayet
Fe harace ala kavmihı minel mıhrabi fe evha ileyhim en sebbihu bukratev ve asiyya
Zekeriya bunun üzerine mabedden çıkıp milletine: "Sabah akşam Allah'ı tesbih edin" diye işarette bulundu.
Meryem · 12. ayet
Ya yahya huzil kitabe bi kuvveh ve ateynahul hukme abiyya
Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Meryem · 13. ayet
Ve hananem mil ledunna ve zekah ve kane tekıyya
Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Meryem · 14. ayet
Ve berram bi valideyhi ve lem yekun cebbaran asıyya
Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Meryem · 15. ayet
Ve selamun aleyhi yevme vulide ve yevme yemutu ve yevme yub’asu hayya
Doğduğu günde, öleceği günde ve dirileceği günde ona selam olsun.
Meryem · 16. ayet
Vezkur fil kitabi meryem izintebezet min ehliha mekanen serkıyya
Kitabda Meryem'i de an. O, ailesinden ayrılarak, doğu yönünde bir yere çekilmişti.
Meryem · 17. ayet
Fettehazet min dunihim hıcaben fe erselna ileyha ruhana fe temessele leha besaren seviyya
Sonra, insanlardan gizlenmek için bir perde germişti. Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan olarak görünmüştü.
Meryem · 18. ayet
Kalet innı euzu bir rahmani minke in kunte tekıyya
Meryem: "Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım" dedi.
Meryem · 19. ayet
Kale innema ene rasulu rabbiki li ehebe leki gulamen zekiyya
Cebrail: "Ben temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin sana gönderdiği elçiden başkası değilim" dedi.
Meryem · 20. ayet
Kalet enna yekunu li gulamuv ve lem yemsesnı beseruv ve lem eku begıyya
Meryem: "Bana bir insan temas etmemişken, ben kötü kadın da olmadığım halde nasıl oğlum olabilir?" dedi.
Meryem · 21. ayet
Kale kezalik kale rabbuki huve aleyye heyyin ve li nec’alehu ayetel linnasi ve rahmetem minna ve kane emram makdıyya
Cebrail: "Bu böyledir, çünkü Rabbin, 'Bu bana kolaydır, onu insanlar için bir mucize ve katımızdan da bir rahmet kılacağız; hem bu önceden kararlaştırılmış bir iştir' diyor" dedi.
Meryem · 22. ayet
Fe hamelethu fentebezet bihı mekanen kasıyya
Meryem oğlana gebe kaldı, o haliyle uzak bir yere çekildi.
Meryem · 23. ayet
Fe ecaehel mehadu ila ciz’ın nahleh kaletya leytenı mittu kable haza ve kuntu nesyem mensiyya
Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeğe mecbur etti. "Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim" dedi.
Meryem · 24. ayet
Fe nadaha min tahtiha ella tahzenı kad ceale rabbuki tahteki seriyya
Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: "Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.
Meryem · 25. ayet
Ve huzzı ileyki bi ciz’ın nahleti tusakıt aleyki rutaben ceniyya
Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: "Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.
Meryem · 26. ayet
Fe kulı vesrabı ve karrı ayna fe imma terayinne minel beseri ehaden fe kulı innı nezertu lir rahmani savmen fe len ukellimel yevme insiyya
Ye iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan 'Ben Rahman için oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım' de.
Meryem · 27. ayet
Fe etet bihı kavmeha tahmiluh kalu ya meryemu le kad ci’ti sey’en feryya
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.
Meryem · 28. ayet
Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev’iv ve ma kanet ummuki begıyya
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.
Meryem · 29. ayet
Fe esarat ileyhi kalu keyfe nukelimu men kane fil mehdi sabiyya
Meryem çocuğu gösterdi. "Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.
Meryem · 30. ayet
Kale innı abdullahi ataniyel kitabe ve cealenı nebiyya
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Meryem · 31. ayet
Ve cealenı mubaraken eyne ma kuntu ve evsanı bis salati vez zekati ma dumtu hayya
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Meryem · 32. ayet
Ve berram bi validetı ve lem yec’alnı cebbaran sekıyya
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Meryem · 33. ayet
Vesselamu aleyye yevme vulidtu ve yevme emutu ve yevme ub’asu hayya
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
Meryem · 34. ayet
Zalike ıysebnu meryem kavlel hakkıllezı fıhi yemterun
İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsa gerçek söze göre budur.
Meryem · 35. ayet
Ma kane lillahi ey yettehıze miv veledin subhaneh iza kada emran fe innema yekulu lehu kum fe yekun
Allah çocuk edinmez, O münezzehtir. Bir işin olmasına hükmederse ona ancak "Ol" der, o da olur.
Meryem · 36. ayet
Ve innellahe rabbı ve rabbukum fa’buduh haza sıratum mustekıym
Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur.
Meryem · 37. ayet
Fahtelefel ahzabu mim beynihim fe veylul lillezıne keferu mim meshedi yevmin azıym
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline.
Meryem · 38. ayet
Esmı’bihim ve ebsır yevme ye’tunena lakiniz zalimunel yevme fı dalalim mubın
Bize geldikleri gün neler görüp neler işitecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
Meryem · 39. ayet
Ve enzirhum yevmel hasrati iz kudıyel emr ve hum fı gafletiv ve hum la yu’minun
Hala gaflet içinde bulunanları ve hala inanmayanları işin bitmiş olacağı o hasret günü ile uyar.
Meryem · 40. ayet
Inna nahnu nerisul erda ve men aleyha ve ileyna yurceun
Şüphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacağız. Onlar Bize döneceklerdir.
Meryem · 41. ayet
Vezkur fil kitabi ibrahım innehu kane sıddıkan nebiyya
Kitap'da İbrahim'e dair anlattıklarımızı da an, o şüphesiz dosdoğru bir peygamberdi.
Meryem · 42. ayet
Iz kale li ebıhi ya ebeti lime ta’budu ma la yesmeu ve la yubsıru ve la yugnı anke sey’a
Babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun.
Meryem · 43. ayet
Ya ebeti innı kad caenı minel ılmi ma lem ye’tike fettebı’nı ehdike sıratan seviyya
Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy, seni doğru yola eriştireyim.
Meryem · 44. ayet
Ya ebeti la ta’budis seytan innes seytane kane lir rahmani asıyya
Babacığım! Şeytana tapma, çünkü şeytan Rahman'a baş kaldırmıştır.
Meryem · 45. ayet
Ya ebeti ninı ehafu ey yemesseke azabum miner rahmani fe tekune lis seytani veliyya
Babacığım! Doğrusu sana Rahman katından bir azabın gelmesinden korkuyorum ki böylece şeytanın dostu olarak kalırsın.
Meryem · 46. ayet
Kale eragıbun ente an alihetı ya ibrahım leil lem tentehi le ercumenneke vehcurnı meliyya
Babası: "Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git." dedi.
Meryem · 47. ayet
Kale selamun aleyk se estagfiru leke rabbı innehu kane bı hafiyya
İbrahim şöyle cevap verdi: "Sana selam olsun. Senin için Rabbim'den mağfiret dileyeceğim, çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.
Meryem · 48. ayet
Ve a’tezilukum ve ma ted’une min dunillahi ve ed’u rabbı asa ella ekune bi duai rabbı sekıyya
Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir, Rabbime yalvarırım. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım.
Meryem · 49. ayet
Felemma’tezelehum ve ma ya’budune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya’kub ve kullen cealna nebiyya
İbrahim onları Allah'tan başka taptıklarıyla başbaşa bırakıp çekilince ona İshak ve Yakub'u bahşettik ve her birini peygamber yaptık.
Meryem · 50. ayet
Ve vehebna lehum mir rahmetina ve cealna lehum lisane sıdkın aliyya
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onların her dilde üstün şekilde anılmalarını sağladık.
Meryem · 51. ayet
Vezkur fil kitabi musa innehu kane muhlesav ve kane rasulen nebiyya
Kitap'da Musa'ya dair anlattıklarımızı da an. O seçkin kılınmış bir insan, tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.
Meryem · 52. ayet
Ve nadeynahu min canibit turil eymeni ve karrabnahu neciyya
Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve konuşmak için onu yaklaştırmıştık.
Meryem · 53. ayet
Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahu harune nebiyya
Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık.
Meryem · 54. ayet
Vezkur fil kitabi ismaıyle innehu kane sadikal va’di ve kane rasulen nebiyya
Kitap'da İsmail'e dair anlattıklarımızı da an. Çünkü o sözünde doğru bir kimse idi, tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.
Meryem · 55. ayet
Ve kane ye’muru ehlehu bis salati vez zekati ve kane ınde rabbihı merdıyya
Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Meryem · 56. ayet
Vezkur fil kitabi idrıse innehu kane sıddıkan nebiyya
Kitap'da İdris'i de zikret, çünkü o dosdoğru bir peygamberdi.
Meryem · 57. ayet
Ve rafa’nahu mekanen aliyya
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Meryem · 58. ayet
Ulaikellezıne en’amellahu aleyhim minen nebiyyıne min zurriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhıv ve min zurriyyeti ibrahıme ve israıle ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tutla aleyhim ayatur rahmani harru succedev ve bukiyya
İşte bunlar Allah'ın kendilerine nimetler sunduğu peygamberler; Adem'in soyundan, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan; İbrahim ve İsmail'in neslinden ve doğru yola erdirdiğimizden, seçip beğendiklerimizdendirler. Rahman'ın ayetleri onlara okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Meryem · 59. ayet
Fe halefe mim ba’dihim halfun edaus salate yettebeus sehevati fe sevfe yelkavne gayya
Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
Meryem · 60. ayet
Illa men tabe ve amene ve amile salihan fe ulaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune sey’a
Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
Meryem · 61. ayet
Cennati adninilletı veader rahmanu ıbadehu bil gayb innehu kane va’duhu me’tiyya
Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
Meryem · 62. ayet
La yesmeune fıha bukratev ve asiyya
Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.
Meryem · 63. ayet
Tilkel cennetulletı nurisu min ıbadina men kane tekıyya
Kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanları mirasçı kılacağımız Cennet işte budur.
Meryem · 64. ayet
Ve ma netezzelu illa bi emri rabbik lehu ma beyne eydına ve ma halfena ve ma beyne zalik ve ma kane rabbuke nesiyya (58. Ayet secde ayetidir)
Cebrail: "Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.
Meryem · 65. ayet
Rabbus semavati vel erdı ve ma beynehuma fa’budhu vastabir li ıbadetih hel ta’lemu lehu semiyya
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Öyleyse Ona ibadette sabırlı ol. Hiç O'na benzeyen bir şey bilir misin.
Meryem · 66. ayet
Ve yekulul insanu e iza ma mittu le sevfe uhracu hayya
İnsan: "Ben öldüğümde mi diriltileceğim?" der.
Meryem · 67. ayet
E ve la yezkurul insanu enna halaknahu min kablu ve lem yeku sey’a
Bu insan kendisi önceden bir şey değilken onu yaratmış olduğumuzu hatırlamaz mi.
Meryem · 68. ayet
Fe ve rabbike le nahsurannehum ves seyatıyne summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyya
Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.
Meryem · 69. ayet
Summe lenenzianne min kulli sıatin eyyuhum eseddu aler rahmani ıtiyya
Sonra her toplumdan Rahman'a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.
Meryem · 70. ayet
Summe le nahnu a’lemu billezıne hum evla biha sıliyya
Cehenneme girmeye en layık olanları Biz biliriz.
Meryem · 71. ayet
Ve im minkum illa variduha kane ala kabbike hatmem makdıyya
Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Meryem · 72. ayet
Summe nuneccillezınet tekav ve nezeruz zalimıne fıha cisiyya
Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Meryem · 73. ayet
Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezıne keferu lillizıne amenu eyyul ferıkayni hayrum mekamev ve ahsenu nediyya
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: "Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" derler.
Meryem · 74. ayet
Ve kem ehlekna kablehum min karnin hum ahsenu esasev ve ri’ya
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlıkça ve gösterişçe bunlardan daha üstündüler.
Meryem · 75. ayet
Kul men kane fid dalaleti felyemdud lehur rahmanu medda hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah fe seya’lemune men huve serrum mekanev ve ad’afu cunda
De ki: "Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabı ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bilecektir.
Meryem · 76. ayet
Ve yezıdullahullezınehtedev huda vel bakıyatus salihatu hayrun ınde rabbike sevabev ve hayrum meradda
Allah doğru yolda olanların doğruluğunu artırır. Baki kalacak yararlı işler Rabbinin katında sevap olarak da daha iyidir, sonuç olarak da daha iyidir.
Meryem · 77. ayet
E fe raeytellezı kefera bi ayatina ve kale leuteyenne malev ve veleda
Ayetlerimizi inkar eden ve "bana elbette mal ve çocuk verilecektir" diyeni gördün mu.
Meryem · 78. ayet
Ettaleal gaybe emittehaze ınder rahmani ahda
O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır.
Meryem · 79. ayet
Kella senektubu ma yekulu ve nemuddu lehu minel azabi medda
Hayır, söylediğini yazacağız ve onun azabını uzattıkça uzatacağız.
Meryem · 80. ayet
Ve nerisuhu ma yekulu ve ye’tına ferda
Bahsettikleri şeyler Bize kalacaktır, kendisi Bize tek olarak gelecektir.
Meryem · 81. ayet
Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehum ızza
Onlar kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'ı bırakarak tanrılar edindiler.
Meryem · 82. ayet
Kella seyekfurune bi ıbadetihim ve yekunune aleyhim dıdda
Hayır, tanrıları kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.
Meryem · 83. ayet
E lem tera enna erselnes seyatıyne alel kafirıne teuzzuhum ezza
Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun.
Meryem · 84. ayet
Fe la ta’cel aleyhim innema neuddulehum adda
Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz.
Meryem · 85. ayet
Yevme nahsurul muttekıyne iler rahmani vefda
sakınanları o gün Rahman'ın huzurunda O'na gelmiş konuklar olarak toplarız, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.
Meryem · 86. ayet
Ve nesukul mucrimıne ila cehenneme virda
sakınanları o gün Rahman'ın huzurunda O'na gelmiş konuklar olarak toplarız, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.
Meryem · 87. ayet
La yemlikunes sefaate illa menttehaze ınder rahmani ahda
Rahman'ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamıyacaktır.
Meryem · 88. ayet
Ve kalittehazer rahmanu veleda
Bazı kimseler: "Rahman çocuk edindi" dediler.
Meryem · 89. ayet
Le kad ci’tum sey’en idda
And olsun ki, ortaya pek kötü bir şey attınız.
Meryem · 90. ayet
Tekadus semavatu yetefettarne minhu ve tensekkul erdu ve tehırrul cibalu hedda
Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.
Meryem · 91. ayet
En deav lirrahmani veleda
Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.
Meryem · 92. ayet
Ve ma yembegıy lir rahmani ey yettehıze veleda
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman'a baş eğmiş kul olarak gelecektir.
Meryem · 93. ayet
In kullu men fis semavate vel erdı illa atir rahmani abda
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman'a baş eğmiş kul olarak gelecektir.
Meryem · 94. ayet
Le kad ahsahum ve addehum adda
And olsun ki onların adedini bilmiş ve teker teker saymıştır.
Meryem · 95. ayet
Ve kulluhum atıhi yevmel kıyameti ferda
Kıyamet günü hepsi O'na tek olarak gelecektir.
Meryem · 96. ayet
Innellezıne amenu ve amilus salihati se yec’alu lehumur rahmanu vudda
İnanıp yararlı iş işleyenleri Rahman sevgili kılacaktır.
Meryem · 97. ayet
Fe innema yessernahu bi lisanike li tubessira bihil muttekıyne ve tunzira bihı kavmel ludda
Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
Meryem · 98. ayet
Ve kem ehlekna kablehum min karn hel tuhussu minhum min ehadin ev temeu lehum rikza
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, şimdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses işitiyor musun.