Kulkula

30

Rûm

Rûm

60 ayet

Sure profili · 21. cüz · Mekke

30

Rûm

Ar-Rum · Rûm

Rûm suresi (Ar-Rum). Mekke döneminde inmiştir; 60 ayettir. Mushaf yolunda 30. sure olarak okunur.

Mekke60 ayetMeal

60 ayet · Latin okunuş + Türkçe meal

Ayetler

Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.

Rûm · 1. ayet

Elif lam mım

Elif, Lam, Mim.

Rûm · 2. ayet

Fulibetir rum

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

Rûm · 3. ayet

Fı ednel erdı ve hum mim ba’di galebihim se yaglibun

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

Rûm · 4. ayet

Fı bid’ı sinın lillahil emru min kablu ve mim ba’d ve yevmeiziy yefrahul mu’minun

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

Rûm · 5. ayet

Bi nasrillah yensuru mey yesa’ve huvel azızur rahıym

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

Rûm · 6. ayet

Va’dellah la yuhlifullahu va’dehu ve lakinne ekseran nasi la ya’lemun

Bu, Allah'ın vaadidir; Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların çoğu bilmezler.

Rûm · 7. ayet

Ya’lemune zahiram minel hayatid dunyave hum anil ahırati hum gafilun

Onlar, dünya hayatının görülen kısmını bilirler. Onlar, ahiretten habersizdirler.

Rûm · 8. ayet

E ve lem yetefekkeru fı enfusihim ma halekallahus semavati vel erda ve ma beynehuma illa bil hakkı ve ecelim musemma ve inne kesıram minen nasi bi likai rabbihim le kafirun

Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.

Rûm · 9. ayet

E ve lem yesıru fil irdı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezıne min kablihim kanu esedde minhum kuvvetev ve esarul erda ve ameruha eksera mimma ameruha ve caethum rusuluhum bil beyyinat kanu esedde minhum kuvvetev ve esarul erda ve ameruha eksera mimma ameruha ve caethum rusuluhum bil beyyinat fema kanellahu li yazlimehum ve lakin kanu enfusehum yazlimun

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce geçmiş kimselerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Ki onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler, yeryüzünü kazıp alt üst ederek onlardan çok imar etmiş kimseydiler ve onlara belgelerle peygamberler gelmişti. Böylece Allah onlara zulmetmiyor, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Rûm · 10. ayet

Summe kane akıbetellezıne esaus sua en kezzebu bi ayatillahi ve kanu biha yestehziun

Sonra Allah'ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.

Rûm · 11. ayet

Allahu yebdeul hakka summe yuıyduhu summe ileyhi turceun

Allah önce yaratır, ölümünden sonra tekrar diriltir. Sonunda O'na döneceksiniz.

Rûm · 12. ayet

Ve yevme tekumus saatu yublisul mucrimun

Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.

Rûm · 13. ayet

Ve lem yekul lehum min surakaihim sufeau ve kanu bi surakaihim kafirın

Koştukları ortakları artık şefaatçileri değildir; ortaklarını inkar ederler.

Rûm · 14. ayet

Ve yevme tekumus saatu yevmeiziy yeteferrakun

Kıyamet koptuğu gün, işte o gün, darmadağın olurlar.

Rûm · 15. ayet

Fe emmellezıne amenu ve amilus salihati fe hum fı ravdatiy yuhberun

Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar.

Rûm · 16. ayet

Ve emmellezıne keferu ve kezzebu bi ayatina ve likail ahırati fe ulaike fil azabi muhdarun

İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.

Rûm · 17. ayet

Fe subhanellahi hıyne tubsune ve hıyne tusbihun

Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.

Rûm · 18. ayet

Ve lehul hamdu fis semavati vel erdı ve asiyyev ve hıyne tuzhirun

Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.

Rûm · 19. ayet

Yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve yuhyil erda ba’de mevtiha ve kezalike tuhracun

O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. Ey insanlar! İşte siz de böylece diriltileceksiniz.

Rûm · 20. ayet

Ve min ayatihı en halekakum min turabin summe iza entum beserun tentesirun

Sizi topraktan yaratması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız.

Rûm · 21. ayet

Ve min ayatihı en haleka lekum min enfusikum ezvacel li teskunu ileyha ve ceale beynekum meveddetev ve rahmeh inne fı zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun

İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.

Rûm · 22. ayet

Ve min ayatihı halkus semavati vel erdı vahtilafu elsinetikum ve elvanikum inne fı zalike le ayatil lil alimın

Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O'nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.

Rûm · 23. ayet

Ve min ayatihı menamukum bil leyli ven nehari vebtigaukum min fadlih inne fı zalike le ayatil li kavmiy yesmeun

Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda kulak veren millet için dersler vardır.

Rûm · 24. ayet

Ve min ayatihı yurıkumul berka havfev ve tameav ve yunezzilu mines semai maen fe yuhyı bihil erda ba’de mevtiha inne fı zalike le ayatil li kavmiy ya’kılun

Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.

Rûm · 25. ayet

Ve min ayatihı en tekumes semau vel erdu bi emrih summe iza deakum da’vetem minel erdı iza entum tahrucun

Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz.

Rûm · 26. ayet

Ve lehu men fis semavati vel ard kullul lehu kanitun

Göklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun eğmiştir.

Rûm · 27. ayet

Ve huvellezı yebdeul halka summe yuıyduhu ve huve ehvenu aleyh ve lehul meselul a’la fis semavati vel ard ve huvel azızul hakım

Önce yaratan, ölümünden sonra tekrar dirilten O'dur. Bu, O'nun için daha kolaydır. Göklerde ve yerde olan en üstün sıfatlar O'nundur. O, güçlüdür, Hakim'dir.

Rûm · 28. ayet

Darabe lekum meselem min enfusikum hel lekum mim ma meleket eymanukum min surakae fı ma razaknakum fe entum fıhi sevaun tehafunehum ke hıyfetikum enfusekum kezalike nufassılul ayati li kavmiy ya’kılun

Allah size kendinizden bir misal vermektedir: Size verdiğimiz rızıklarda, emrinizde bulunan kölelerinizin de eşit surette hak sahibi olmalarına razı olur ve birbirinizi saydığınız gibi bu ortaklarınızı sayar mısınız? Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.

Rûm · 29. ayet

Belit tebeallezıne zalemu ehvaehum bi gayri ılm fe mey yehdı men edallellah ve ma lehum min nasırın

Hayır; zulmedenler, körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.

Rûm · 30. ayet

Fe ekım vecheke lid dıni hanıfa fıtratellahilletı fetaran nase aleyha la tebdıle li halkıllah zaliked dınul kayyimu ve lakinne ekseran nasi la ya’lemun

Hakka yönelerek kendini Allah'ın insanlara yaratılışta verdiği dine ver. Zira Allah'ın yaratışında değişme yoktur; işte dosdoğru din budur, fakat insanların çoğu bilmezler.

Rûm · 31. ayet

Munıbıne ileyhi vettekuhu ve ekıymus salate ve la tekunu minel musrikın

Allah'a yönelerek O'na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.

Rûm · 32. ayet

Minellezıne ferraku dınehum ve kanu siyea kullu hızbim bima ledeyhim ferihun

Allah'a yönelerek O'na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.

Rûm · 33. ayet

Ve iza messen nase durrun deav rabbehum munıbıne ileyhi summe iza ezakahum minhu rahmeten iza ferıkum minhum bi rabbihim yusrikun

İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.

Rûm · 34. ayet

Li yekfuru bima ateynahum fe temetteu fe sevfe ta’lemun

İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.

Rûm · 35. ayet

Em enzelna aleyhim sultanen fe huve yetekellemu bima kanu bihı yusrikun

Yoksa onlara ortak koşmalarını söyleyen bir delil mi indirdik.

Rûm · 36. ayet

Ve iza ezaknen nase rahmeten ferihu biha ve in tusıbhum seyyietum bima kaddemet eydıhim izahum yaknetun

İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler, ama yaptıklarından ötürü başlarına bir kötülük gelirse hemen ümitlerini kaybediverirler.

Rûm · 37. ayet

E ve lem yerav ennellahe yebsutur rizka li mey yesau ve yakdir inne fı zalike le ayatil li kavmiy yu’minun

Allah'ın, rızkı dilediğine yayıp bir ölçüye göre verdiğini görmezler mi? Doğrusu bunda, inananlar için dersler vardır.

Rûm · 38. ayet

Fe ati zel kurba hakkahu vel miskıne vebnes sebıl zalike hayrul lillezıne yurıdune vechellahi ve ulaike humul muflihun

Yakınlığı olana, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını dileyenler için bu daha hayırlıdır. İşte onlar saadete erenlerdir.

Rûm · 39. ayet

Ve ma ateytum mir ribel li yerbuve fı emvalin nasi fe la yerbu ındellah ve ma ateytum min zekatin turıdune vechellahi fe ulaike humul mud’ıfun

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz Allah katında artmaz; fakat, Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekat) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.

Rûm · 40. ayet

Allahullezı halekakum summe razekakum summe yumıtukum summe yuhyıkum hel min surakaikum mey yefalu min zalikum min sey’subhanelhu ve teala amma yusrikun

Sizi yaratan, sonra rızıklandıran, sonra öldüren, daha sonra da dirilten Allah'tır. O'na koştuğunuz ortaklarınızdan böyle bir şey yapan var mıdır? Allah onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

Rûm · 41. ayet

Zaheral fesadu fil berri vel bahri bima kesebet eydin nasi li yuzikahum ba’dallezı amilu leallehum yarciun

İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır.

Rûm · 42. ayet

Kul sıru fil erdı fenzuru keyfe kane akıbetullezıne min kabl kane ekseruhum musrikın

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden çoğu ortak koşan (müşrik) olanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.

Rûm · 43. ayet

Fe ekım vecheke lid dınil kayyimi min kabli ey ye’tiye yevmul la meradde lehu minellahi yevmeiziy yessaddeun

İnsanların fırka fırka olacağı, Allah katından kaçınılmaz o günün gelmesinden önce, kendini dosdoğru dine yönelt.

Rûm · 44. ayet

Men kefera fealeyhi kufruh ve men amile salihan fe li enfusihim yemhedun

Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhine olur. Yararlı iş işleyen kimseler, kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar.

Rûm · 45. ayet

Li yecziyellezıne amenu ve amilus salihati min fadlih innehu la yuhıbbul kafirın

Çünkü Allah inanıp yararlı iş işleyenlere lütfundan karşılık verecektir. Doğrusu O, inkarcıları sevmez.

Rûm · 46. ayet

Ve min ayatihı ey yursiler riyaha mubessirativ ve liyuzıkakum mir rahmetihı ve litecriyel fulku bi emrihı ve li tebtegu min fadlihı ve leallekum teskurun

Rüzgarları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetini tattırması, buyruğu ile gemilerin yürümesi, lütfundan rızık istemeniz, O'nun varlığının belgelerindendir. Belki şükredersiniz.

Rûm · 47. ayet

Ve le kad erselna min kablike rusulen ila kavmihim fe cauhum bil beyyinati fentekamna minellezıne ecramu ve kane hakkan aleyna nasrul mu’minın

And olsun ki! Senden önce, birçok peygamberleri ümmetlerine gönderdik, onlara belgeler getirdiler; dinlemeyip suç işleyenlerden öç aldık, zira inananlara yardım etmek bize hak olmuştu.

Rûm · 48. ayet

Allahullezı yursilur riyaha fe tusıru sehaben fe yebsutuhu fis semai keyfe yesau ve yec’aluhu kisefen feteral vedka yahrucu min hılalih fe iza esabe bihı mey yesau min ıbadihı izahum yestebsirun

Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve küme küme yığan Allah'tır. Artık sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümidlerini kesmiş oldukları için onlar seviniverirler.

Rûm · 49. ayet

Ve in kanu min kabli ey yunezzele aleyhim min kablihı le mublisın

Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve küme küme yığan Allah'tır. Artık sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümidlerini kesmiş oldukları için onlar seviniverirler.

Rûm · 50. ayet

Fenzur ila asari rahmetillahi keyfe yuhyil erda ba’da mevtiha inne zalike le muhyil mevta ve huve ala kulli sey’in kadır

Allah'ın rahmetinin belirtilerine bir bak, yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphesiz ölüleri O diriltir. O her şeye Kadir'dir.

Rûm · 51. ayet

Ve lein erselna rıhan fe raevhu musferral lezallu mim ba’dihı yekfurun

Bir rüzgar göndersek de yeşilliklerin sarardığını görseler hemen nankörlüğe başlarlar.

Rûm · 52. ayet

Fe inneke la tusmiul mevta ve la tusmius summed duae iza vellev mudbirın

Tabiidir ki sen ölülere katiyyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Rûm · 53. ayet

Ve ma ente bihadil umyi an dalaletihim in tusmiu illa mey yu’minu bi ayatina fehum muslimun

Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.

Rûm · 54. ayet

Allahullezı halekakum min da’fin summe ceale mim ba’di kuvvetin da’fev ve seybeh yahluku ma yesa’ve huvel alımul kadır

Sizi güçsüz olarak yaratan, güçsüzlükten sonra kuvvetli kılan, sonra da kuvvetliliğin ardından güçsüz ve ihtiyar yapan Allah'tır. O, dilediğini yaratır; bilendir, Kadir olandır.

Rûm · 55. ayet

Ve yevme teumus saatu yuksimul mucrimune ma lebisu gayra saah kezalike kanu yu’fekun

Kıyamet koptuğu gün suçlular sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler. Böylece onlar dünyada da aldatılıp haktan döndürülüyorlardı.

Rûm · 56. ayet

Ve kalellezıne utul ılme vel ımane le kad lebistum fı kitabillahi ila yevmil ba’si fe haza yevmul ba’si ve lakinnekum kuntum la ta’lemun

Kendilerine ilim ve iman verilenler; "And olsun ki, siz Allah'ın yazısında mevcut yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür, fakat sizler anlamıyordunuz" derler.

Rûm · 57. ayet

Fe yevmeizil la yenfeullezıne zalemu ma’ziratuhum ve la hum yusta’tebun

Zulmedenlerin, o gün mazeretleri fayda vermez; artık kendilerinden Allah'ı hoşnut edecek şeyleri yapmaları da istenmez.

Rûm · 58. ayet

Ve le kad darabna lin nasi fı hazel kar’ani min kulli mesel ve lein ci’tehum bi ayatil leyekulennellezıne keferu in entum illa mubtılun

And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: "Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız" derler.

Rûm · 59. ayet

Kezalike yatbeullahu ala kulubillezıne la ya’lemun

Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır.

Rûm · 60. ayet

Fasbir inne va’dellahi hakkuv ve la yestehıffennekellezıne la yukınun

Sabret ki, Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir. Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar.