Kulkula

39

Zümer

Zümer

75 ayet

Sure profili · 23. cüz · Mekke

39

Zümer

Az-Zumar · Zümer

Zümer suresi (Az-Zumar). Mekke döneminde inmiştir; 75 ayettir. Mushaf yolunda 39. sure olarak okunur.

Mekke75 ayetMeal

75 ayet · Latin okunuş + Türkçe meal

Ayetler

Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.

Zümer · 1. ayet

Tenzılul kitabi minellahil azızil hakım

Kitap'ın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.

Zümer · 2. ayet

Inna enzelna ileykel kitabe bil hakkı fa’budillahe muhlisal lehud dın

Biz sana Kitap'ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O'na kulluk et.

Zümer · 3. ayet

Ela lillahid dınul halıs Vellezınettehazu min dunihı evliya’ma na’buduhum illa li yukarribuna ilellahi zulfa innellahe yahkumu beynehum fı ma hum fıhi yahtelifun innellahe la yehdı men huve kazıbun keffar

Dikkat edin, halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: "Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz" derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola eriştirmez.

Zümer · 4. ayet

Lev eradellahu ey yettehıze veledel lastafa mimma yahluku ma yesau subhaneh huvellahul vahıdul kahhar

Allah çocuk edinmek isteseydi, yaratıklarından dilediğini seçerdi. O münezzehtir, O; gücü her şeye yeten tek Allah'tır.

Zümer · 5. ayet

Halekas semavati vel erda bil hakk yukevvirul leyle alen nehari ve yukevvirun nehara alel leyli ve sehharas semse vel kamer kulluy yecrı li ecelim musemma e la huvel azızul gaffar

Gökleri ve yeri gerçekten yaratan O'dur. Geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Her biri belirli bir süreye kadar yörüngelerinde yürüyen güneş ve ayı buyruk altında tutar. Dikkat edin, güçlü olan, çok bağışlayan O'dur.

Zümer · 6. ayet

Halekakum min nefsiv vahıdetin summe ceale minha zevceha ve enzele lekum minel en’ami zemaniyete ezvac yahlukukum fı butuni ummehatikum halkam mim ba’di halkın fı zulumatin selas zalikumullahu rabbukum lehul mulk la ilahe illa hu fe enna tusrafun

Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah'tır. Hükümranlık O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O'nu bırakıp başkasına yönelirsiniz.

Zümer · 7. ayet

In tekfuru fe innellahe ganiyyun ankum ve la yerda li ıbadihil kufr ve in teskuru yerdahu lekum ve la teziru vaziratuv vizra uhra summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum tu’melun innehu alımum bizatis sudur

Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.

Zümer · 8. ayet

Ve iza messel insane durrun dea rabbehu munıben ileyhi summe iza havvelehu nı’metem minhu nesiye ma kane yed’u ileyhi min kabul ve ceale lillahi endadel li yudılle an sebılih kul temetta’bi kufrike kalılen inneke min ashabin nar

İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.

Zümer · 9. ayet

Emmen huve kanitun anael leyli sacidev ve kaimey yahzerul ahırate ve yercu rahmete rabbih kul hel yestevillezıne ya’lemune vellezıne la ya’lemun innema yetezekkeru ulul elbab

Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.

Zümer · 10. ayet

Kul ya ıbadillezıne amenutteku rabbekum lillezıne ahsenu fı hazihid dunya haseneh ve erdullahi vasiah innema yuveffes sabirune ecrahum bi gayri hısab

Şöyle de: "Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.

Zümer · 11. ayet

Kul innı umirtu en a’budellahe muhlisal lehud dın

De ki: "Dini Allah'a halis kılarak O'na kulluk etmekle emrolundum.

Zümer · 12. ayet

Ve umirtu li en ekune evvelel muslimın

Ve Müslümanların ilki olmakla emrolundum.

Zümer · 13. ayet

Kul innı ehafu in asaytu rabbı azabe yevmin azıym

De ki: "Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım.

Zümer · 14. ayet

Kulillahe a’budu muhlisal lehu dını

De ki: "Ben, dinimi Allah'a halis kılarak O'na kulluk ederim.

Zümer · 15. ayet

F’budu ma si’tum min dunih kul innel hasirınellezıne hasiru enfusehum ve ehlihim yevmel kıyameh e la zalike huvel husranul mubın

Ey Allah'a eş koşanlar! Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin." De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.

Zümer · 16. ayet

Lehum min fevkıhim zulelum minen nari ve imn tahtihim zulel zalike yuhavvifullahu bihı ıbadeh ya ıbadi fettekun

Onlara üstlerinden kat kat ateş vardır. Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, Benden sakının.

Zümer · 17. ayet

Vellezınectenebut tagute ey ya’buduha ve enabu ilillahi lehumul busra fe bessir ıbad

Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

Zümer · 18. ayet

Ellezıne yestemiunel kavle feyettebiune ahseneh ulaikellezıne hedahumullahu ve ulaike hum ulul elbab

Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

Zümer · 19. ayet

E fe men hakka aleyhi kelimetul azab e fe ente tunkızu men fin nar

Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın.

Zümer · 20. ayet

Lakinillezınettekav rabbehum lehum gurafum min fevkıha gurafum mebniyyetun tecrı min tahtihel enhar va’dellah la yuhlifullahul mıad

Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz.

Zümer · 21. ayet

E lem tera ennellahe enzele mines semai maen fe selekehu yenabıa fil erdı summe yuhricu bihı zer’am muhtelifen elvanuhu summe yehıcu fe terahu musferran summe yec’aluhu hutama inne fı zalike le zikra li ulil elbab

Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.

Zümer · 22. ayet

E fe men serahallahu sadrahu lil islami fe huve ala murim mir rabbih fe veylul lil kasıyeti kulubuhum min zikrillah ulaike fı dalalim mubın

Allah kimin gönlünü İslam'a açmışsa, o, Rabbi katından bir nur üzere olmaz mı? Kalbleri Allah'ı anmak hususunda katılaşmış olanlara yazıklar olsun; işte bunlar apaçık sapıklıktadırlar.

Zümer · 23. ayet

Allahu nezzele ahsenel hadısi kitabem mutesebihem mesaniye takseırru minhu cculudullezıne yahsevne rabbehum summe telınu culuduhum ve kulubuhum ila zikrillah zalike hudellahi yehdı bihı mey yesa’ve mey yudlilillahu fe ma lehu min had

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap'tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

Zümer · 24. ayet

E fe mey yettekıy bi vechihı suel azabi yevmel kıyameh ve kıyle liz zalimıne zuku ma kuntum teksibun

Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: "Kazandıklarınızın karşılığını tadın" denir.

Zümer · 25. ayet

Kezzebellezıne min kablihim fe etehumul azabu min hayus la yes’urun

Onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı da farkına varmadıkları yerden onlara bir azap çatmıştı.

Zümer · 26. ayet

Fe ezakahumullahul hızye fil hayatid dunya ve leazabul ahırati ekber lev kanu ya’lemun

Allah onlara, dünya hayatında rezilliği tattırdı; ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilseler.

Zümer · 27. ayet

Ve le kad darabna lin nasi fı hazel kur’ani min kulli meselil leallehum yetesekkerun

Biz bu Kuran'da insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.

Zümer · 28. ayet

Kur’anen arabiyyen gayra zı ıvecil leallehum yettekun

O, eğriliği olmayan, Arapça bir Kuran'dır. Belki sakınırlar.

Zümer · 29. ayet

Darabellahu meseler raculen fıhi surakau mutesakisune ve raculen selemel li racul hel yesteviyani mesela elhamdu lillah bel ekseruhum la ya’lemun

Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Övülmek Allah içindir, fakat çoğu bilmezler.

Zümer · 30. ayet

Inneke meyyituv ve innehum meyyitun

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Zümer · 31. ayet

Summe innekum yevmel kıyameti ınde rabbikum tahtesımun

Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.

Zümer · 32. ayet

Fe men azlemu mimmen kezebe alellahi ve kezzebe bis sıdkı iz caeh e leyse fı cehenneme mesvel lil kafirın

Allah'a karşı yalan uydurandan, kendisine gelmiş gerçeği yalan sayandan daha zalim olan kimdir? İnkarcılar için cehennemde dur durak olmaz olur mu.

Zümer · 33. ayet

Vellezı cae bis sıdkı ve saddeka bihı ulaike humul muttekun

Gerçeği getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlar, Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

Zümer · 34. ayet

Lehum ma yesaune ınde rabbihim zalike cezalu muhsinın

Onlara, Rablerinin katında diledikleri şeyler vardır, bu, iyilerin mükafatıdır.

Zümer · 35. ayet

Li yukeffirallahu anhum esveellezı amilu ve yecziyehum ecrahum bi ahsenillezı kanu ya’melun

Zira Allah, onların yaptıkları kötülükleri örter, onlara, işledikleri şeylerin en güzel karşılıklarını verir.

Zümer · 36. ayet

E leysellahu bi kafin abdeh ve yuhavvifuneke billezıne min dunih ve mey yudlilillahu fema lehu min had

Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan başka şeylerle korkutuyorlar. Allah'ın, saptırdığını doğru yola koyacak yoktur.

Zümer · 37. ayet

Ve mey yehdillahu fema lehu mim mudıll e leysellahu bi azızin zintikam

Allah'ın doğru yola eriştirdiğini de saptıracak yoktur. Allah, güçlü olan, öç alabilen değil midir.

Zümer · 38. ayet

Ve lein seeltehum men halekas semavati vel erda le yekulunnellah kul eferaeytum ma ted’une min dunillahi in eradeniyellahu bi durrin hel hunne kasifatu durrihı ev eradenı bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelul mutevekkilun

And olsun ki, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan: "Allah'tır" derler. De ki: "Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmetdilerse, O'nun rahmetini önleyebilir mi?" De ki: "Allah bana yeter; güvenenler O'na güvenir.

Zümer · 39. ayet

Kul ya kavmı’melu ala mekanetikum innı amil fe sevfe ta’lemun

De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz.

Zümer · 40. ayet

Mey ye’tıhi azabuy yuhzıhi ve yehıllu aleyhi azabum mukıym

De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz.

Zümer · 41. ayet

Inna enzelna aleykel kitabe lin nasi bil hakk fe menihteda fe li nefsih ve men dalle fe innema yedıllu aleyha ve ma ente aleyhim bi vekıl

Doğrusu Biz, insanlar için Kitap'ı gerçekle sana indirdik; kim doğru yolda ise bu kendi lehinedir; sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen onlara vekil değilsin.

Zümer · 42. ayet

Allahu yeteveffel enfuse hıyne mevtiha velletı lem temut fı menamiha fe yumsikulletı kada aleyhel mevte ve yursilul uhra ila ecelim musemma inne fı zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun

Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.

Zümer · 43. ayet

Emittehazu min dunillahi sufea’kul e ve lev kanu la yemlikune sey’ev ve la ya’kılun

Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Onlar bir şeye sahip olmadıkları, akıl da edemedikleri halde mi şefaat edecekler.

Zümer · 44. ayet

Kul lillahis sefaatu cemıa lehu mulkus semavati vel ard summe ileyhi turceun

De ki: "Bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döneceksiniz.

Zümer · 45. ayet

Ve iza zukirallahu vahdehusmeezzet kulubullezıne la yu’minune bil ahırah ve iza zukirallezıne min dunihı izahum yestebsirun

Allah tek olarak anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbleri nefretle çarpar, ama Allah'tan başka putlar anıldığı zaman hemen yüzleri güler.

Zümer · 46. ayet

Kulillahumme fatıras semavati vel erdı alimel gaybi ves sehadeti ente tahkumu beyne ıbadike fıma kanu fıhi yahtelifun

De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin.

Zümer · 47. ayet

Ve lev enne lillezıne zalemu ma fil erdı cemıav ve mislehu meahu leftedev bihı min suil azabi yevmel kıyameh ve beda lehum minellahi ma lem yekunu yahtesibun

Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olmuş olsa, kıyamet günündeki kötü azap için fidye verseler kabul edilmez. Allah katından onlara, hiç hesaplamadıkları şeyler beliriverir.

Zümer · 48. ayet

Ve beda lehum seyyiatu ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihı yestehziun

Onlara, işledikleri kötü şeyler belli olur; alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarar.

Zümer · 49. ayet

Fe iza messel insane durrun deana summe iza havvelnahu nı’metem minna kale innema utıtuhu ala ılm bel hiye fitnetuv ve lakinne ekserahum la ya’lemun

İnsanın başına bir sıkıntı gelince Bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimiz zaman: "Bu bana bilgimden dolayı verilmiştir" der. Hayır; o bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.

Zümer · 50. ayet

Kad kalehellezıne min kablihim fe ma agna anhum ma kanu yeksibun

Bunu onlardan öncekiler de söylemişti, ama kazandıkları şeyler onlara fayda vermedi.

Zümer · 51. ayet

Fe esabehum seyyiatu ma kesebu vellezıne zalemu min haulai seyusıybuhum seyyiatu ma kesebu ve mahum bi mu’cizın

Bunun için, işledikleri kötülükler başlarına geldi. Bunlar içinde zulmedenlerin de kazandıkları kötülükler başlarına gelecektir. Bu hususta Allah'ı aciz bırakamazlar.

Zümer · 52. ayet

E ve lem ya’lemu ennellahe yebsutur rizka li mey yesau ve yakdir onne fı zalike le ayatil li kavmiy yu’minun

Allah'ın rızkı dilediğine yaydığını ve kısıp bir ölçüye göre verdiğini bilmezler mi? Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.

Zümer · 53. ayet

Kul ya ıbadiyellezıne esrafu ala enfusihim la taknetu mir rahmetillah innellahe yagfiruz zunube cemıa innehu huvel gafurur rahıym

De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir.

Zümer · 54. ayet

Ve enıbu ila rabbikum ve eslimu lehu min kabli ey yetiyekumul azabu summe la tunsarun

Rabbinize yönelin. Azap size gelmeden önce O'na teslim olun; sonra yardım görmezsiniz.

Zümer · 55. ayet

Vettebiu ahsene ma unzile ileykum mir rabbikum min kabli ey ye’tiyekumul azabu bagtetev ve entum la tes’urun

Size ansızın, farkına varmadan azap gelmeden önce Rabbinizden size indirilen en güzel söze, Kuran'a uyun.

Zümer · 56. ayet

En tekule nefsuy ya hasrata ala ma ferrattu fı cembillahi ve in kuntu le mines sahırın

Kişinin: "Allah'a karşı aşırı gitmemden ötürü bana yazıklar olsun. Gerçekten ben alaya alanlardandım" diyeceği günden sakının.

Zümer · 57. ayet

Ev tekule lev ennellahe hedani lekuntu minel muttekıyn

Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.

Zümer · 58. ayet

Ev tekule hıyne teral azabe lev enne lı kerraten fe ekune minel muhsinın

Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.

Zümer · 59. ayet

Bela kad caetke ayatı fe kezzebte biha vestekberte ve kunte minel kafirın

Ey insanoğlu! Evet; ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.

Zümer · 60. ayet

Ve yevmel kıyameti terallezıne kezebu alellahi vucuhuhum musveddeh e leyse fı cehenneme mesvel lil mutekebbirın

Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün. Böbürlenenler için cehennemde bir durak olmaz olur mu.

Zümer · 61. ayet

Ve yuneccillahullezınettekav bi mefazetihim la yemessuhumus suu ve la hum yahzenun

Allah, sakınanları başarılarından ötürü kurtarır. Onlara hiçbir kötülük gelmez; onlar üzülmezler.

Zümer · 62. ayet

Allahu haliku kulli sey’iv ve huve ala kulli sey’iv vekıl

Allah her şeyin yaratanıdır. O her şeye Vekil'dir.

Zümer · 63. ayet

Lehu mekalıdus semavati vel ard vellezıne keferu bi ayatillahi ulaike humul hasirun

Göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler, işte onlar hüsrandadırlar.

Zümer · 64. ayet

Kul e fe gayrallahi te’murunnı a’budu eyyuhel cahilun

De ki: "Ey cahiller! Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emredersiniz.

Zümer · 65. ayet

Ve le kad uhıye ileyke ve ilellezıne min kablik lein esrakte le yahbetanne ameluke ve le tekunenne minel hasirın

And olsun ki sana da, senden önceki peygamberlere de vahyolunmuştur: "And olsun, eğer Allah'a ortak koşarsan işlerin şüphesiz boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun.

Zümer · 66. ayet

Belillahe fa’bud ve kum mines sakirın

Hayır; yalnız Allah'a kulluk et ve şukredenlerden ol.

Zümer · 67. ayet

Ve ma kaderullahe hakka kadrihı vel erdu cemıan kabdatuhu yevmel kıyameti ves semavatu matviyyatum bi yemınih subhunehu ve teala amma yusrikun

Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Bütün yeryüzü, kıyamet günü O'nun avucundadır; gökler O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, putperestlerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

Zümer · 68. ayet

Ve nufiha fis suri fe saıka men fis semavati ve men fil erdı illa men saellah summe nufiha fıhi uhra fe izahum kıyamuy yenzurun

Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. Sonra Sura bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.

Zümer · 69. ayet

Ve esrakatil erdu bi nuri rabbiha ve vudıal kitabu ve cıe bin nebiyyıne ves suhedai ve kudiye beynehum bil hakkı ve hum la yuzlemun

Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.

Zümer · 70. ayet

Ve vuffiyet kullu nefsim ma amilet ve huve a’lemu bima yef’alun

Her kişiye işlediği ödenir. Esasen Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.

Zümer · 71. ayet

Vesıkallezıne keferu ila cehenneme zumera hatta iza cauha futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha e lem ye’tikum rusulum minkum yetlune aleykum ayati rabbikum ve yunzirunekum likae yemikum haza kalu bela velakin hakkat kelimetul azabi alel kafirın

İnkar edenler, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara: "Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi" derler. "Evet geldi" derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.

Zümer · 72. ayet

Kıyledhulu ebvabe cehenneme halidıne fıha fe bi’se mesvel mutekebbirın

Onlara: "Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin; böbürlenenlerin durağı ne kötüdür!" denir.

Zümer · 73. ayet

Vesıkallezınet tekav rabbehum ilel cenneti zumera hatta iza cauha ve futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha selamun aleykum tıbtum fedhuluha halidın

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: "Selam size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin" derler.

Zümer · 74. ayet

Ve kalul hamdu lillahillezı sadekana va’dehu ve evrasenel erda netebevveu minel cenneti hayus nesa’fe nı’me ecrul amilın

Onlar: "Bize verdiği sözde duran ve bizi bu yere varis kılan Allah'a hamdolsun. Cennette istediğimiz yerde oturabiliriz. Yararlı iş işleyenlerin ecri ne güzelmiş!" derler.

Zümer · 75. ayet

Ve teral melaikete haffıne min havlil arsi yusebbihune bi hamdi rabbihim ve kudıye beynehum bil hakkı ve kıylel hamdu lillahi rabbil alemın

Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. "Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir" denir.