100
Âdiyât
Âdiyât
11 ayet
Sure profili · 30. cüz · Mekke
Âdiyât
Al-'Adiyat · Âdiyât
Âdiyât suresi (Al-'Adiyat). Mekke döneminde inmiştir; 11 ayettir. Mushaf yolunda 100. sure olarak okunur.
11 ayet · Türkçe okunuş + meal
Bağlı Defter serileri
Tüm DefterBu sureye bağlı yayınlanmış seri yok. Sen bağla
Ayetler
Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.
Âdiyât · 1. ayet
Vel âdiyâti dabhâ
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 2. ayet
Fel mûriyâti kadhâ
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 3. ayet
Fel mugîrâti subhâ
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 4. ayet
Fe eserne bihî nak’â
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 5. ayet
Fe vesatne bihî cem’â
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 6. ayet
İnnel insâne li rabbihî le kenûd
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât · 7. ayet
Ve innehu alâ zâlike le şehîd
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Âdiyât · 8. ayet
Ve innehu li hubbil hayri le şedîd
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
Âdiyât · 9. ayet
E fe lâ ya’lemu izâ bu’sira mâ fîl kubûr
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Âdiyât · 10. ayet
Ve hussıle mâ fîs sudûr
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Âdiyât · 11. ayet
İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
