90

Beled

Beled

20 ayet

Sure profili · 30. cüz · Mekke

90

Beled

Al-Balad · Beled

Beled suresi (Al-Balad). Mekke döneminde inmiştir; 20 ayettir. Mushaf yolunda 90. sure olarak okunur.

Mekke20 ayetMeal

20 ayet · Türkçe okunuş + meal

Bağlı Defter serileri

Tüm Defter

Bu sureye bağlı yayınlanmış seri yok. Sen bağla

Ayetler

Ayetlerde yalnızca beğenme vardır; takip sure profiline aittir.

Beled · 1. ayet

Lâ uksimu bi hâzel beled

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 2. ayet

Ve ente hıllun bi hâzel beled

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 3. ayet

Ve vâlidin ve mâ veled

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 4. ayet

Lekad halaknel insâne fî kebed

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 5. ayet

E yahsebu en len yakdira aleyhi ehad

İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

Beled · 6. ayet

Yekûlu ehlektu mâlen lubedâ

"Yığınla mal harcadım" diyor.

Beled · 7. ayet

E yahsebu en lem yerahû ehad

Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

Beled · 8. ayet

E lem nec’al lehu ayneyn

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

Beled · 9. ayet

Ve lisânen ve şefeteyn

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

Beled · 10. ayet

Ve hedeynâhun necdeyn

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

Beled · 11. ayet

Fe laktehamel akabete

Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.

Beled · 12. ayet

Ve mâ edrâke mel akabeh

Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?

Beled · 13. ayet

Fekku rakabeh

O tutsak bir boynu çözmek(köle azat etmek) tir.

Beled · 14. ayet

Ev ıt’âmun fî yevmin zî mesgabeh

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Beled · 15. ayet

Yetîmen zâ makrabeh

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Beled · 16. ayet

Ev miskînen zâ metrabeh

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Beled · 17. ayet

Summe kâne minellezîne âmenû ve tevâsav bis sabri ve tevâsav bil merhame

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

Beled · 18. ayet

Ulâike ashâbul meymeneh

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

Beled · 19. ayet

Vellezîne keferû bi âyâtinâ hum ashâbul meş’emeh

Âyetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

Beled · 20. ayet

Aleyhim nârun mu’sadeh

Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.